17 Ekim 2026 Cumartesi
Giriş
Zeyna Gazetesi

Meme kanserinde kritik uyarı “Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor”

1–31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında meme kanserine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Atakan Özkan, erken tanının tedavi başarısının yanı sıra meme koruyucu cerrahi ve yaşam kalitesi açısından da büyük önem taşıdığını söyledi. Özkan, “Meme kanseri korkulup kontrollerin erteleneceği bir hastalık değil; farkında olunması, düzenli takip edilmesi ve mümkün olduğunca erken tanınması gereken bir hastalıktır” dedi.

17.10.2026 20:43 Güncelleme: 17.10.2026 22:47 12 okunma
Meme kanserinde kritik uyarı “Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor”

Meme kanserinde farkındalık neden bu kadar önemli?

Doç. Dr. Atakan Özkan

Erken dönemde tanı konulması yalnızca tedavi başarısını artırmaz; bazı hastalarda daha sınırlı cerrahi uygulanabilmesine, memenin korunabilmesine ve yaşam kalitesinin daha iyi sürdürülmesine de katkı sağlayabilir.


Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biridir. Burada vermek istediğimiz en önemli mesaj şu; Meme kanseri korkulup kontrollerin erteleneceği bir hastalık değil; farkında olunması, düzenli takip edilmesi ve mümkün olduğunca erken tanınması gereken bir hastalıktır.


Kanser nedir, meme kanseri nasıl ortaya çıkar?

Doç. Dr. Atakan Özkan

 Kanser, vücudumuzdaki bazı hücrelerin normal kontrol mekanizmalarından çıkarak kontrolsüz şekilde çoğalmaya başlamasıdır. Bu hücreler zaman içerisinde bulundukları dokuda bir kitle oluşturabilir, çevre dokulara yayılabilir ve bazı durumlarda kan ya da lenf yoluyla vücudun başka bölgelerine ulaşabilir.

Ancak her kanser aynı davranışı göstermez. Hastalığın seyri; kanserin türüne, biyolojik özelliklerine, evresine ve tanının ne kadar erken konulduğuna göre değişir.

Meme kanseri ise meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz biçimde çoğalması sonucu gelişen bir kanser türüdür. En sık süt kanallarından, yani duktuslardan veya süt üreten bezlerden, yani lobüllerden kaynaklanır.

Meme kanserinin önemli özelliklerinden biri, erken evrede hiçbir belirti vermeden gelişebilmesidir. Bu nedenle kişinin herhangi bir şikâyeti olmasa bile yaşına ve risk durumuna uygun kontrollerini yaptırması önemlidir.


Memedeki hangi değişiklikler kanser belirtisi olabilir?

Doç. Dr. Atakan Özkan

 En sık karşılaştığımız bulgulardan biri memede veya koltuk altında yeni ortaya çıkan bir kitle ya da sertliktir. Bunun dışında meme şeklinde veya büyüklüğünde yeni bir değişiklik, meme derisinde çekinti veya çökme, portakal kabuğu görünümü, meme başında yeni gelişen içe çekilme, özellikle kanlı veya olağan dışı meme başı akıntısı, ciltte kızarıklık ya da iyileşmeyen değişiklikler görülebilir.

Ancak özellikle şunu vurgulamak isterim: Memede ele gelen her kitle kanser değildir. Yine de yeni ortaya çıkan her değişiklik mutlaka hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Kimler meme kanseri açısından daha fazla risk taşıyor?

Doç. Dr. Atakan Özkan

 Yaş ilerledikçe meme kanseri riski artar. Ailede özellikle anne, kız kardeş veya kız çocukta meme ya da yumurtalık kanseri öyküsünün bulunması, BRCA1 ve BRCA2 gibi bazı kalıtsal gen değişiklikleri, kişinin daha önce meme kanseri geçirmiş olması, genç yaşta göğüs bölgesine radyoterapi uygulanmış olması ve yoğun meme dokusu risk faktörleri arasında sayılabilir.

Bazı hormonal ve yaşam tarzıyla ilişkili faktörler de riski etkileyebilir. Ancak çok önemli bir nokta var: Meme kanseri tanısı alan kadınların önemli bir bölümünde belirgin bir aile öyküsü yoktur. Dolayısıyla “Ailemde yok, bana olmaz” düşüncesi doğru değildir.


Meme kanserinden korunmak mümkün mü?

Doç. Dr. Atakan Özkan

 Meme kanserini yüzde yüz önleyen bir yöntemden söz etmek mümkün değildir. Ancak bazı yaşam tarzı düzenlemeleri riskin azaltılmasına katkı sağlayabilir.

Sağlıklı vücut ağırlığının korunması, düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durmak, alkol tüketimini sınırlamak ve dengeli beslenmek önemlidir.

Ben burada “tamamen korunmak” ifadesinden çok, riski azaltmak ve hastalığı mümkün olduğunca erken yakalamak üzerinde durmayı daha doğru buluyorum.

Kadınlar kendi memelerini kontrol etmeli mi?

Doç. Dr. Atakan Özkan

 Kadının kendi memesini tanıması çok değerlidir. Memesinin normal görünümünü ve yapısını bilen bir kadın, sonradan ortaya çıkan yeni bir değişikliği daha kolay fark edebilir.

Fakat kendi kendine yapılan kontrol, hekim muayenesinin veya mamografinin yerine geçmez. Kişi yeni bir değişiklik fark ettiğinde rutin kontrol tarihini beklemeden hekime başvurmalıdır.

Meme kanseri taraması ne zaman başlamalı?

Doç. Dr. Atakan Özkan

 Tarama programı kişinin yaşı, aile öyküsü, meme yapısı ve kişisel risk durumuna göre belirlenmelidir. Ben kendi pratiğimde özellikle 40 yaşından sonra düzenli yıllık hekim değerlendirmesini önemsiyorum.

Mamografinin hangi sıklıkla yapılacağı kişinin bireysel riskine göre planlanmalıdır. Farklı ülkelerde ve organize toplum tarama programlarında aralıklar değişebiliyor; bazı programlarda yıllık, bazılarında ise iki yılda bir mamografi uygulanabiliyor.

Yüksek riskli kişilerde ise takip daha erken yaşta başlayabilir ve daha sık yapılabilir.


Mamografi, ultrason ve meme MR’ı aynı amaçla mı kullanılıyor?

Doç. Dr. Atakan Özkan

 Hayır, her birinin kullanım amacı farklıdır. Mamografi, meme kanseri taramasında temel görüntüleme yöntemlerinden biridir ve henüz elle hissedilmeyen bazı erken dönem değişikliklerin saptanmasına yardımcı olabilir.

Meme ultrasonografisi özellikle memede ele gelen bir kitlenin değerlendirilmesinde, yoğun meme dokusunda veya mamografide saptanan bir bulgunun ayrıntılandırılmasında kullanılır.

Meme MR’ı ise özellikle yüksek risk grubundaki kadınlarda ve bazı özel klinik durumlarda mamografiye ek olarak kullanılan ileri bir görüntüleme yöntemidir.

Mamografide kullanılan radyasyon zararlı mı?

Doç. Dr. Atakan Özkan

 Mamografide düşük dozda X ışını kullanılır. Önerilen tarama aralıklarında uygulandığında mamografinin erken tanı açısından sağladığı yarar, radyasyona bağlı olası riskten çok daha fazladır.

Bu nedenle yalnızca radyasyon korkusu nedeniyle gerekli mamografiyi ertelemek doğru değildir.


Meme kanserinde kesin tanı nasıl konuluyor?

Doç. Dr. Atakan Özkan

Muayene ve görüntüleme yöntemleri bize bir lezyonun şüpheli olup olmadığı konusunda önemli bilgiler verir. Ancak kesin tanı çoğu zaman biyopsi ile alınan dokunun patolojik olarak incelenmesiyle konulur.

Tanı sonrasında tümörün tipi, hormon reseptörleri, HER2 durumu, biyolojik özellikleri ve hastalığın evresi değerlendirilir. Böylece hastaya özel tedavi planı oluşturulur.

Meme kanserinde hangi tedavi yöntemleri kullanılıyor?

Doç. Dr. Atakan Özkan

 Günümüzde meme kanseri tedavisi artık tek tip değildir. Hastalığın evresi, tümörün biyolojik özellikleri ve hastanın genel durumu değerlendirilerek kişiye özel bir tedavi planı hazırlanır.

Tedavide cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavileri ve hedefe yönelik tedaviler farklı kombinasyonlarda kullanılabilir. Bazı hastalarda tedavi ameliyatla başlarken, bazı hastalarda önce sistemik tedavi uygulanıp daha sonra cerrahi yapılabilir.


Meme kanseri ameliyatlarında her zaman memenin tamamı mı alınıyor?

Doç. Dr. Atakan Özkan

 Hayır. Günümüzde uygun hastalarda memenin tamamını almak zorunda değiliz. Temel cerrahi seçeneklerden biri meme koruyucu cerrahidir.

Bu yöntemde tümör, çevresindeki yeterli sağlam doku sınırıyla birlikte çıkarılır ve memenin büyük bölümü korunur. Uygun hastalarda bu tedavi genellikle radyoterapiyle tamamlanır.

Diğer seçenek ise mastektomidir; bu ameliyatta meme dokusunun tamamı çıkarılır. Hangi yöntemin uygulanacağı tümörün büyüklüğüne, memedeki yerleşimine, birden fazla odakta olup olmadığına, genetik riske, meme büyüklüğüne ve hastanın özelliklerine göre belirlenir.

Onkoplastik cerrahi meme kanseri tedavisinde nasıl bir rol oynuyor?

Doç. Dr. Atakan Özkan

 Onkoplastik cerrahide temel amacımız kanser cerrahisini güvenli şekilde gerçekleştirirken memenin şeklini mümkün olduğunca korumaktır.

Uygun hastalarda kanserli dokuyu yeterli cerrahi sınırla çıkarırken aynı seansta memenin yeniden şekillendirilmesi mümkün olabilir. Bu yaklaşım hem onkolojik güvenlik hem de hastanın yaşam kalitesi açısından önemlidir.


Koltuk altındaki lenf bezlerinin tamamı her hastada çıkarılıyor mu?

Doç. Dr. Atakan Özkan

 Hayır. Günümüzde her hastada koltuk altındaki bütün lenf bezlerini çıkarmıyoruz. Uygun hastalarda sentinel lenf nodu biyopsisi uygulanıyor.

Sentinel lenf nodu, tümör hücrelerinin lenf yoluyla ilk ulaşma olasılığının en yüksek olduğu lenf bezidir. Bu lenf bezinin bulunup çıkarılarak patolojik olarak değerlendirilmesi sayesinde bazı hastalarda koltuk altındaki tüm lenf bezlerinin çıkarılmasına gerek kalmayabilir.

Böylece daha geniş cerrahinin yol açabileceği lenfödem gibi bazı komplikasyonların azaltılması hedeflenir.

Erken tanının meme kanserindeki en büyük avantajı nedir?

Doç. Dr. Atakan Özkan

 Erken tanı yalnızca yaşam süresi açısından değil, tedavinin kapsamı ve hastanın yaşam kalitesi açısından da son derece önemlidir.

Hastalık daha küçük ve sınırlı bir tümörken yakalandığında meme koruyucu cerrahi gibi seçeneklerin uygulanabilme ihtimali artabilir. Daha az kapsamlı cerrahi gerekebilir ve tedavi daha kontrollü biçimde planlanabilir.

Kısacası erken tanı, hem tedavi başarısını hem de tedavi seçeneklerini artırır.


Doç. Dr. Özkan’dan kadınlara son mesaj: “Kontrollerinizi ertelemeyin”

Doç. Dr. Atakan Özkan

 Kadınların meme kanseri kelimesinden korkarak kontrollerini ertelemelerini istemiyorum. Memenizi tanıyın, değişiklikleri önemseyin ve düzenli kontrollerinizi yaptırın.

Özellikle 40 yaşından sonra tarama planınızı hekiminizle birlikte belirleyin. Ailenizde meme kanseri olmaması sizin risk taşımadığınız anlamına gelmez.

Taramanın amacı zaten herhangi bir şikâyet ortaya çıkmadan hastalığı mümkün olduğunca erken yakalayabilmektir.

Meme kanserinde en güçlü yaklaşım; farkındalık, düzenli takip, erken tanı ve doğru tedavidir.

 

Foto Galeri

Yorumlar 0

Yorum Yaz