DOLAR 32,8071 -0.15%
EURO 35,6577 -0.21%
ALTIN 2.528,71-0,63
BITCOIN 21662060,07%
İstanbul
29°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

6 MADDE İLE TOPKAPI SARAYI

6 MADDE İLE TOPKAPI SARAYI

ABONE OL
Şubat 6, 2022 22:48
6 MADDE İLE TOPKAPI SARAYI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul’un ihtişamlı sembollerinden birisi olan Topkapı Sarayı, Osmanlı Sultanlarının ikametgahı olarak kullanılmasının yanısıra devletin yönetim ve eğitim merkezi olarakta hizmet vermiştir. Sultan II. Mehmed tarafından 1460-1478 tarihleri arasında yaptırılmış olan ve zaman içerisinde bazı ilavelerin yapıldığı sarayda, Osmanlı padişahları ve Saray halkı 19’uncu yüzyıl ortalarına kadar ikamet etmiştir. Topkapı Sarayı, Osmanlı monarşisi 1922’de kaldırıldıktan sonra, 3 Nisan 1924’te Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle dünyanın en görkemli müzelerinden birine dönüştürülmüştür. 1.TOPKAPI SARAYI NEREDE? Topkapı Sarayı, konum itibariyle İstanbul’un en eski tarihi bölgelerinden birinde konumlanmaktadır. Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve Haliç arasında kalan tarihi yarımada üzerinde bulunan saray, İstanbul’un ikonik yapılarından biridir. 2.TOPKAPI SARAYI’NI KİM YAPTIRDI? 1453 yılında İstanbul’un fethi sonrasında Fatih Sultan Mehmet’in isteği üzerine 1460 yıllarında Topkapı Sarayı’nın yapımına başlananmıştır. Topkapı Sarayı’nın inşası 1478 yılında tamamlanmıştır. Dolmabahçe Sarayı gibi tek seferde tüm ek yapılarıyla beraber inşa edilmeyen Topkapı Sarayı, 19. yüzyıla kadar eklenen yapılarla genişlemiştir. Sarayburnu’nda bulunan Doğu Roma akropolü üzerindeki 700.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulmuş olan Topkapı Sarayı, Fatih Sultan Mehmet’ten itibaren 31. padişah Sultan Abdülmecid’e kadar yaklaşık 400 yıl süreyle imparatorluğun idare, eğitim ve sanat merkezi; padişahların da evi olmuştur. 19. yüzyılın ortalarından itibaren yavaş yavaş hanedanın Dolmabahçe Sarayı’na taşınması ile terk edilen Topkapı Sarayı, tarihi önemini ve değerini korumuştur. 3.TOPKAPI SARAYI’NA NASIL GİDİLİR? Topkapı Sarayı’na gitmek için birçok farklı yol bulunuyor. Taksim’den füniküler ile Kabataş’a ve oradan tramvay ile Sultanahmet’e; havalimanından gelenler metro ile Aksaray’a ve oradan tramvay ile Sultanahmet’e; Kadıköy veya Üsküdar’dan vapur ile Eminönü’ne ve oradan yürüyerek veya tramvay ile Sultanahmet’e gelerek ulaşılabilir. Sultanahmet Meydanı’na varınca Ayasofya’nın sol yanından yukarı doğru devam eden yol Topkapı Sarayı Müzesi’nin girişi olan Bab-ı Hümayun’a ulaşır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir. 4.TOPKAPI SARAYI’NIN MİMARİ ÖZELLİKLERİ Yüzyıllar içerisinde gelişen ve büyüyen Topkapı Sarayı’nın planını Osmanlı devlet felsefesi ile saray-tebaa ilişkileri şekillendirmiştir. Topkapı’nın ilk inşa edildiği dönemde, Fatih Sultan Mehmed’in babası Sultan II. Murad’ın Tunca Nehri kenarında yaptırmış olduğu ve günümüze sadece kalıntıları ulaşan Edirne Sarayı’nın planından olduğu kadar ihtişamından da esinlenildiği bilinmektedir.

Topkapı Sarayı, mütevazı bir saraydır; imparatorluğun büyük harcamaları daha çok muhteşem camiler, kışlalar, köprüler, kervansaraylar ve konaklama tesisleri için yapılmıştır. 16. yüzyılın ünlü mimarı Mimar Sinan bile bu sarayda sadece bir bölüm inşa etmiştir. Ama sarayın kendine özgü binaları, nefis çinileri ve tabiatla iç içe geçmiş yapısı kadar, Sarayburnu’ndaki konumu da ona doğal bir güzellik ve ihtişam verir. 5.TOPKAPI SARAYI BÖLÜMLERİ Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra, 3 Nisan 1924 yılında müze haline getirilen Topkapı Sarayı, Cumhuriyet tarihinin ilk müzelerinden olma özelliğini taşır. Bugün yaklaşık 300.000 metrekarelik bir alan kaplayan Topkapı Sarayı yapıları, mimarisi, koleksiyonları ve yaklaşık 300.000 arşiv belgesi ile dünyanın en büyük saray-müzelerinden biridir. 
Saltanat kapısından girildiğinde, saray yapıları geçişli dört avlu ve çevresindeki mimari yapılardan oluşmaktadır.

Etrafı bahçeler ve meydanlarla çevrili olan saray yapıları içerisinde Alay Meydanı olarak da anılan ilk avluda Aya İrini Kilisesi, Darphane, Fırın, Hastane, Odun Ambarı, Hasırcılar Ocağı yapıları bulunuyordu.
Sarayın ikinci avlusu, devlet yönetiminin gerçekleştiği mekânların yer aldığı Divan Meydanı bir diğer adıyla Adalet Meydanı’dır.
Tarih boyunca pek çok törene sahne olan bu avluda divan toplantılarının yapıldığı Divan-ı Hümayun (Kubbealtı) ve yanında Divan-ı Hümayun Hazinesi yer alır. Bu avluda ayrıca Divan yapısının arkasında Adalet Kulesi, Kubbealtı’nın yanında Harem Dairesi girişi, Zülüflü Baltacılar Koğuşu, Has Ahırlar yer alır.
Sarayın üçüncü avlusuna aynı zamanda Enderun Avlusu da denilmektedir.

Bu bölümde padişaha ait Arz Odası, Enderun Hazinesi, Has Oda gibi yapıların yanı sıra Sultan III. Murat döneminde kurulan Saray Okulu’na ait yapılar da bulunmaktadır.
Son avlu olan dördüncü avluda da padişaha ait köşkler ve asma bahçeleri yer almaktadır.
Bu bölümde Osmanlı klasik köşk mimarisinin en seçkin ve estetik açıdan en gelişkin örnekleri olan Bağdat ve Revan Köşkleri ile İftariye Kameriyesi bulunmaktadır. Dördüncü avlunun alt kısmında ise saraya ait son yapılar olan Mecidiye Köşkü ve Esvab Odası görülür.

6.TOPKAPI SARAYI’NDAKİ HAZİNELER Topkapı Sarayı’nın zengin koleksiyonları ve  ilgi çekici hikâyelerle dolu tarihi bu sarayı dünyanın en görülmeye değer saraylarından biri kılar. Sergilenen hazinelerin en dikkat çeken ve ilgi görenlerinin başında Kaşıkçı Elması, Sultan I. Mahmud’un Nadir Şah’a hediye edilmek üzere yaptırdığı Topkapı Hançeri ve Sultan II. Mahmud Tahtı gelir.  İmparatorluk hazinesi, Avrupa porselenleri ve camları, bakır ve tombak mutfak eşyası, Çin ve Japon porselenleri, gümüşler, Hırka-i Saadet Dairesi ve Kutsal Emanetler, İstanbul cam ve porselenleri, padişah elbiseleri, padişah portreleri ve resim koleksiyonu, silahlar müzede sergilenen değerli koleksiyonlar arasındadır. 86 karatlık tarihi elmasların en büyük ve en meşhuru olarak gösterilen Kaşıkçı Elması, Topkapı Sarayı’nın silah koleksiyonunun sergilendiği Dış Hazine Bölümü’nde sergileniyor. Çevresi 49 adet çift sıra halinde iri pırlantayla süslenmiş, 86 karatlık Kaşıkçı Elması’nın önünde zaman zaman uzun ziyaretçi kuyruğu oluşabiliyor.
Dünyanın sayılı mücevherleri arasında gösterilen armut biçimindeki Kaşıkçı Elması’nın, elmas uzmanları tarafından 19. yüzyıl başında kaybolan tarihi “Pigot Elması” olabileceği kanıtlanmaya çalışılsa da, bu elmasın 1680’lerin başında Saray Hazinesi’ne satın alma yoluyla girdiği biliniyor.

Sultan I. Mahmud’un Nadir Şah’a hediye edilmek üzere yaptırdığı ancak Şah’ın ölümü üzerine Topkapı Sarayı hazinesinde muhafaza altına alınan zümrüt ve elmas taşlarla süslü Topkapı Hançeri, dünyanın sayılı hazineleri arasında gösteriliyor.
Dünyanın en değerli hançeri olarak gösterilen hançerin kabzası üzerinde 3-4 milimetrelik üç zümrüt taş ve yine kabzanın en üst kısmındaki kapak üzerinde tek parça bir zümrüt taş yer alıyor.
Sultan II. Mahmud Tahtı ise 2 Ekim’de Bağdat Köşkü’nde sergilenmeye başlandı. Uzun bir aranın ardından yeniden sergiye çıkan Sultan II. Mahmud’un saltanat koltuğu, 19. yüzyıl etiketli, Avrupai tarzda tasarlanmış, Osmanlı devlet armalı ve II. Mahmud tuğralı.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.